POPULER YAYINLAR

30 Kasım 2012 Cuma

Hepimiz için güzel bir gün olsun.!


Bugün diğerlerinden daha güzel olması için en iyiyi düşünelim,Ne olursa olsun hayatımızda en iyisinin bu olduğunu hayal edelim haydi hep birlikte pembe gözlüklerimizi takalım mı?
Bir insan neden mutsuz olur? 

  • sağlığı kötüdür.
  • yakınını kaybetmiştir.
  • çaresizdir.
Ee sizde bunlar yok mu? pardonda ne için mutsuzuz o halde,Şimdi bugünün en başına dönelim derin nefes alalım bütün mutluluk hormonlarımız bizimle olsun.Bugün dünden daha güzel diyerek başlayalım.İnsanların gözlerine bakmayı unutmayalım,yağmur mu yağıyor ne hoş iyi ki yağdı heryer tertemiz diyelim. Aa üstümüze su sıçradı ama bu olmadan yağmurun yağdığını hissedemeyiz ki... ee haydi o halde güzel bir gün bitmeden yetişin ona.
  Bu arada laf aramızda güneş açacak gibi sanki ;)





Geri dönmek için :)




NEFES ALDIĞINIZ SÜRECE MUTLU OLUN.

29 Kasım 2012 Perşembe

Anne ve Çocuklar unnado.com ile Yine Güzel!

Hamile kıyafetleri içinde kendinizi ana kraliçe gibi mi hissetmek istiyorsunuz? O halde çocuklarıyla birlikte güzelleşmek isteyen annelere müjde! Birbirinden özel ürünleriyle anneleri de en az çocukları kadar şımartmayı seven alışveriş kulübü unnado.com ile en trend görünen anne siz olabilirsiniz.

Anne olmak, çocuğunuz veya doğacak bebeğiniz için alışveriş yapmak güzel... Peki, ya bu hikaye nasıl başladığına dair bir de romantik video olsaydı? unnado.com ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!





“Sadece kıyafetler yetmez, çocuğum için özel ürünler de isterim” diyen anneleri de unutmuyor unnado.com...  Kıyafet ihtiyacınızdan banyo ihtiyacınıza, bakım ürünlerinden butik ve aksesuar ihtiyaçlarınıza kadar her şey en güzel haliyle burada. Çok özel indirimler, hediye çekleri ve kampanyalar ile alışverişin gülümseten hali unnado.com, keyifli alışverişler diler.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Bayanlar için çok ideal :))

Eğer kek yaparken yumurtanın sarısı ile beyazını ayırmakta güçlük çekiyorsanız size muhtesem bir buluş. Tabii görüntüsüne katlanabilirseniz :)))



Bıyık figürü her yerde :)



Artık daha da içimize giren 'bıyık figürü' her yerde. Kolyelerde,ojelerde,yüzüklerde,bluzlerde,telefon süslerinde ne oldu da bu kadar ünlendi anlayamıyoruz ama ilk öncüleri kimdir?Her şeyin üstüne koyuyorlar pala bıyıkları  tasarımcılar ve stoklarda kalmadan satılıyor.
Biraz Ceylan Çapanın rolü var sanırım bu akımın güçlenmesi için.Ceylan kim sorusunun cevabı da Burak Özçivit'in kız arkadaşı diyerek anekdotu vereyim :)
Burağın dizi gereği bıyık bırakması üzerine boynundan eksik etmez oldu ve dikkatleri üzerine çekti görmeyen gördü ve bıyık üzerine yoğunlaşma arttı diye düşünüyorum. :))
Neyse aslına bakarsanız güzel bir ikon fakat tek sorun her yerde olunca bir simge kötü oluyor işte o zaman :)







Moda size en yakışandır unutmayın ...! :) Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle...

Lauren'nın Yazılı Kazağı

Eğlenceli yazılar ile süslenmiş kazaklar şu sıralar çok gözde.Lauren Conrad da Ho!Ho!Ho! yazılı kazağıyla trendi yakalamış.Deri pantolonu ve sivri burunlu ayakkabılarıyla da gözüme çok hoş göründü.Siz de beğendiniz mi?

Anne ve Çocuklar unnado.com ile Yine Güzel!

Hamile kıyafetleri içinde kendinizi ana kraliçe gibi mi hissetmek istiyorsunuz? O halde çocuklarıyla birlikte güzelleşmek isteyen annelere müjde! Birbirinden özel ürünleriyle anneleri de en az çocukları kadar şımartmayı seven alışveriş kulübü unnado.com ile en trend görünen anne siz olabilirsiniz.

Anne olmak, çocuğunuz veya doğacak bebeğiniz için alışveriş yapmak güzel... Peki, ya bu hikaye nasıl başladığına dair bir de romantik video olsaydı? unnado.com ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!





“Sadece kıyafetler yetmez, çocuğum için özel ürünler de isterim” diyen anneleri de unutmuyor unnado.com...  Kıyafet ihtiyacınızdan banyo ihtiyacınıza, bakım ürünlerinden butik ve aksesuar ihtiyaçlarınıza kadar her şey en güzel haliyle burada. Çok özel indirimler, hediye çekleri ve kampanyalar ile alışverişin gülümseten hali unnado.com, keyifli alışverişler diler.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Kışında formu korumanın yolları

Sonbaharda neden formumuzu yavaş yavaş kaybederiz? Peki hem sağlıklı beslenerek hem formda kalabilmek için nelere dikkat etmeliyiz? İşte sağlık bilgilerinizi de test edebileceğiniz bir sonbahar rehberi!

Yaza girerken verdiğiniz kiloları sonbaharın gelmesi ile birer birer alıyorsanız bu durum hareketlerinizle birlikte metabolizmanızın da yavaşladığına işaerettir. Gereğinden fazla uyumak, stres, kışın bol ve koyu renk giysiler giyecek olmanın verdiği rahatlık gibi etkenler yaza girerken verdiğiniz kiloları geri kazanmanıza ve başlangıç noktasına geri dönmenize neden olur. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Şefika Aydın Selçuk, yaz döneminde sağlıklı bir şekilde verilen kiloların sonbahara girerken nasıl korunabileceği hakkında bilgi verdi.

Formda kalmanın yaşı yoktur

‘Formda olmak’ teriminin anlamını öğrendikçe yaşamımız boyunca sağlıklı beslenmenin kısa süreli bir arayış olmadığını göreceğiz. Genellikle “formda olmak” yoğun fiziksel aktivite yapmak olarak algılanırken, çoğu insan kaslı bir vücuda sahip olmayı ya da uzun mesafeli koşuyu başarılı bir şekilde bitirmek olarak değerlendirmektedir. Aslında formda olmak; sadece fiziksel değil, ruhsal ve zihinsel iyiliği kapsayan bir durumdur. Formda olmak; “en iyi sağlık durumuna sahip olma, sakatlık olmaması” durumunu ifade etmektedir. Bireyler formda olduklarında; gün içerisindeki olumsuz koşulları pozitif bir bakış açısıyla üstesinden gelebilmektedirler. Kalp hastalıkları, kanser, şeker hastalığı gibi ciddi sorunların daha az görülmesine neden olur. Yüksek kalitede ve belki de uzun bir yaşam için iyi bir şans yakalanmış olabilmektedir. Unutulmamalıdır ki; formda olmanın ve kalmanın yaşı yoktur. Formda kalmak her yaşta düzenli fiziksel aktivite ve yeterli-dengeli beslenmeyi içeren bir yaşam şeklidir. 

Sonbaharda da formda kalmak için 15 öneri

Yaz aylarında sağlıklı bir şekilde verilen kiloların sonbahar ve kış süreçlerinde de korumayı sadece yaşam ve beslenme düzeninize dikkat ederek gerçekleştirebilirsiniz. İşte sizi sonbahar aylarında formda tutabilecek sağlıklı yaşam kuralları:

1. Yeterli düzeyde uyku en önemli unsurdur. Yetişkinler 8 saatten fazla uyumamaya özen göstermelidir.
2. Sigarayı yaşamınızdan çıkarın, sigara içilen yerlerde bulunmamaya özen gösterin.
3. Stresi kontrol altına alın. 
4. Alkol gibi metabolik stresi artırıp, yaşlanmayı hızlandıran içeceklerden uzak durun.
5. Temizlik kurallarına özen gösterin.
6. Düzenli olarak tıbbi kontrollerden geçin.
7. Daima diyetinizde yapacağınız olumlu değişikliklerin sağlığınıza yapacağı önemli farklılıkları hatırlayın.
8. Optimal sağlık için tahıllar, et grubu, süt ürünleri, taze sebze ve meyveler ile sağlıklı yağları bir arada yiyin.
9. Yemeklerinizi nerede yediğiniz ve nereden satın aldığınız çok önemli değil. Hoşlandığınız yiyeceklerin sağlıklı yeme tarzına uygun olmasına dikkat edin.
10. İyi beslenme formda kalmanın temel yakıtıdır ve buda sizinle başlar. Evde, restoranda, kafeteryada veya işte de sağlıklı besinlerden oluşan menüler tüketebilirsiniz.
11. Sevdiğiniz restoranlarda kızartmalar yerine az yağlı olanları tercih edin. 
12. Beslenmede her şeyden önemli olan unsurun; çeşitlilik, denge ve aşırıya kaçmama olacağını asla unutmayın.
13. Yemek yerken aşırıya kaçmayın. Porsiyon ölçülerinizi uygun tutarsanız istediğiniz besinleri kolaylıkla yiyebilirsiniz.
14. Düzenli olarak yürüyüş yapın.
15. Bol miktarda su için. Bu yetişkinler için ortalama 8 su bardağıdır. Suyun vücut için yeterli gelip gelmediğini idrar rengini kontrol ederek anlayabilirsiniz. Eğer sürekli bir ilaç kullanmıyorsanız idrar rengi açıksa yeterli sıvı almışsınız demektir.

Yiyeceklerin zevkini çıkararak formda kalın

Besinleri seçmede birçok faktör etkili olmaktadır. Örneğin; kişinin kültürü, duygusal durumu, çevresi, yakın arkadaşları, yemeğe bakış açısı, sahip olduğu besin ve beslenme hakkındaki bilgileri oldukça etki etmektedir. Neden bir besinin yerine başkasını seçtiğinizi hiç düşündünüz mü? Sağlıklı beslenmenin de yemeğe zevk katabileceği düşünülmelidir. Çünkü besinler sağladıkları besin değerlerinin yanı sıra keyif ve iyi tat vericidirler. Çünkü besinler kompleks (karmaşık) ögelerdir. Siz besinin görünüm, hoş koku, lezzet, tat gibi özelliğinden yararlanırken; vücudunuz da besin ögelerinin yaşamınızı sürdürme işlevlerinden yararlanırlar. 

Bunun için; çeşitli besin gruplarını tüketmeye özen gösterin. Örneğin; tabağınızı öğle akşam öğününde 4 eşit parçaya bölün. Değişik besin gruplarını ve değişik renkte besinleri aynı tabakta tüketin. Yediğiniz miktara göre aldığınız kiloyu da fiziksel aktivite ile dengeleyebilirsiniz. Bu sizin kilonuzu korumanızı sağlayacaktır. Değişik ekmek çeşitleri, taze sebze ve meyvelere, kuru baklagillere, kuru yemişlere diğer yiyeceklerden daha fazla yer vermek sizin sağlığınız adına attığınız en doğru adım olacaktır. Yağın vücuda mutlaka alınması gerekmektedir; ama önemli olan nasıl alındığıdır. Doğru tüketim şekli; bitkisel ve sıvı yağ tüketmek, az yağlı et ve süt ürünlerini tercih etmek olmalıdır. Örneğin; düşük yağlı pişirme sistemlerini kullanma, yemeklere fazla sos koymama ve salataları mayonezli, yağlı özel süslemelerden uzak tutma ile doğru bir tüketim sağlanabilir. Şeker ve şekerli besinlerin mümkün olduğunca tüketim alışkanlıklarınızdan çıkarın. Tuzu azaltılmış besinlerin yararı da göz ardı edilmemelidir.

5 SORU 5 CEVAP İLE SAĞLIKLI YAŞAM BİLGİNİZİ SINAYIN

Soru 1: Etin yağı sıyrıldığında kolesterolü uzaklaştırmış mı olurum?

Cevap: Hayır. Etteki kolesterol, etin çözünür yağında olduğu kadar yağsız et kısmında da bulunur. Ancak etteki yağı sıyırdığınızda kan kolesterolünü yükseltme yeteneğine sahip doymuş yağları elimine etmiş olursunuz.

Soru 2: Kilo vermek için aç kalmak iyi bir başlangıç mıdır?

Cevap: Hayır. Aç kalma ile kilo vermede ilk önce su ve kas kaybı oluşur. Su kaybı yemekle tekrar kazanılmaktadır. Kas kaybı telafi edilemez. Üstelik açlıkta sağlık için gerekli besin ögeleri yetersiz alınır.

Soru 3: Yeterli vitamin ve mineral için en iyi yol, günlük vitamin desteği almakla mı olur? 

Cevap: Hayır. Çeşitli ve dengeli beslenme planı ile destek almadan da vitamin ve mineral ihtiyaç karşılanabilir. Bu destekler insan sağlığı için tüm besin ögelerini içermemektedir. Çeşitli beslenmiyorsanız bir beslenme uzmanına başvurmalısınız. Diyet kaydınız değerlendirilerek hangi vitamin ve mineralden eksik beslendiğiniz açığa çıkabilir.

Soru 4: Patatesi kabuğu ile tüketmek 3 misli posa içerir mi?

Cevap: Evet. Sebzeler ve meyveler kabukları ile birlikte tüketildiğinde iyi posa kaynaklarıdır.

Soru 5: Yoğun bir aktivite sırasında 500 g (yarım kilo) kaybederseniz, terle 2 su bardağı kadar su kaybetmiş olursunuz?

Cevap: Evet. Fiziksel aktivite öncesi ve sonrası tartılın. Kaybettiğiniz yağ değil sudur. Su kaybının olumsuzluğunu yaşamamak için kaybettiğiniz 2 su bardağı suyu hemen için.

Anne ve Çocuklar unnado.com ile Yine Güzel!

Hamile kıyafetleri içinde kendinizi ana kraliçe gibi mi hissetmek istiyorsunuz? O halde çocuklarıyla birlikte güzelleşmek isteyen annelere müjde! Birbirinden özel ürünleriyle anneleri de en az çocukları kadar şımartmayı seven alışveriş kulübü unnado.com ile en trend görünen anne siz olabilirsiniz.

Anne olmak, çocuğunuz veya doğacak bebeğiniz için alışveriş yapmak güzel... Peki, ya bu hikaye nasıl başladığına dair bir de romantik video olsaydı? unnado.com ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!





“Sadece kıyafetler yetmez, çocuğum için özel ürünler de isterim” diyen anneleri de unutmuyor unnado.com...  Kıyafet ihtiyacınızdan banyo ihtiyacınıza, bakım ürünlerinden butik ve aksesuar ihtiyaçlarınıza kadar her şey en güzel haliyle burada. Çok özel indirimler, hediye çekleri ve kampanyalar ile alışverişin gülümseten hali unnado.com, keyifli alışverişler diler.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

En Moda Hareketler Burada

Hamile kıyafetleri içinde kendinizi ana kraliçe gibi mi hissetmek istiyorsunuz? O halde çocuklarıyla birlikte güzelleşmek isteyen annelere müjde! Birbirinden özel ürünleriyle anneleri de en az çocukları kadar şımartmayı seven alışveriş kulübü unnado.com ile en trend görünen anne siz olabilirsiniz.

Anne olmak, çocuğunuz veya doğacak bebeğiniz için alışveriş yapmak güzel... Peki, ya bu hikaye nasıl başladığına dair bir de romantik video olsaydı? unnado.com ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!

“Sadece kıyafetler yetmez, çocuğum için özel ürünler de isterim” diyen anneleri de unutmuyor unnado.com... Kıyafet ihtiyacınızdan banyo ihtiyacınıza, bakım ürünlerinden butik ve aksesuar ihtiyaçlarınıza kadar her şey en güzel haliyle burada. Çok özel indirimler, hediye çekleri ve kampanyalar ile alışverişin gülümseten hali unnado.com, keyifli alışverişler diler.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

28 Kasım 2012 Çarşamba

Hayvan sevgisi ilginc birsey.

Aslina bakarsaniz ben kucagima alip eve goturecek kadar yakin olamazdim ama son zamanlarda kopekleri cok seviyorum ama en buyuk hayalim boo turu lutfen onlarin fotograflarini arastirin. :)) tabi suan ona bakabilecegim biryer olmadigi gibi bakim konusundada kendimden emin olmadan evime alamam tabi...
Herneyse bu kopekte yakin zamanlarda tanistigim tatlilik :)




Bunlarda benim en sevdiğim tür Boo :))
 






Kilo kaybını hızlandırın ama nasıl?

Metabolizmamızın çalışabilmesi için enerjiye, enerji için de yiyeceklere ihtiyacımız var.

Kilo vermek istiyorsanız bu 7 öneriyi dikkatlice okuyun.

Metabolizma, vücudun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan ve bir günde hiçbir şey yapmadan harcadığı enerjidir. Metabolizmamızın çalışabilmesi için enerjiye, enerji için de yiyeceklere ihtiyacımız var. Eğer kilo kaybını hızlandırmak istiyorsak metabolizma hızımızın daha aşağısında beslenmeliyiz. Ama metabolizma hızımız düşükse hızlandırmak için de birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var.

Bol posa alın

Günde en az 20 gram posa almaya çalışın. Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyor. Örneğin 1 orta boy elma yiyerek 3.3gr, 12 adet kiraz yiyerek 1.5gr, 1 orta boy armutla 5.1gr, 100 gr. ıspanakla 2.2gr, 100gr. nohutla 6.2 gr posa almış olursunuz.

Kalsiyum içerikli gıdalar tüketin

Gün içerisinde en az 2 öğününüzde kalsiyum ve D vitamini içeren yiyecekler tüketin. Bu 2 besin öğesinin birlikte bulunduğu besin grubu da süt ve türevleri. Kas ve kemik gelişiminin yanı sıra kilo vermeye de yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor.

Faydalı yağlardan destek alın

Fındık, avakado, balık, ceviz, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, keten tohumu omega-3 ve omega-6 dan zengin besinlerdir. Günde toplamda 4 porsiyon kadar tüketilmesi sağlıklı bir beslenme için gereklidir. Yağlı besinlerin tokluk hissini artırdığı artık bilinen bir gerçek. Yapılan araştırmalar her gün omega-3'ten zengin besinler tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre açlık hislerinin daha az olduğu ve kilo vermeyi hızlandırdığı yönünde.

En az 2 litre su tüketin

Su tüketimi kilo kaybını üç şekilde sağlıyor. Birincisi su yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi için gereklidir, sağlık problemi olmayan ve 2 litreden az su tüketenlerin kilo kaybı daha az olur. İkincisi ise su eklem hareketlerini kolaylaştırdığı için kilo vermeyi hızlandırır. Üçüncüsü ise fazla ödemin atılmasını sağladığından total kiloyu etkiler.

Düzenli yeşil çay için 

Araştırmalar, en çok yeşil çayda bulunan kateşin adı verilen antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığını gösteriyor. Bu madde özellikle de kadınların en büyük problemi olan karın bölgesindeki yağlanmayı azaltıyor. Ayrıca yeşil çayın metabolizmayı da hızlandırdığı bilinen bir gerçek. Günde 2-3 fincan yeşil çay tüketmeyi unutmayın. Eğer tansiyon veya mide sorununuz yoksa içerisine ekleyeceğiniz limon suyu da kateşinin etkisini artıracak, böylelikle kilo kaybını da hızlandıracaktır.

Yemeğe salata ile başlayın

Çok az yağ ilave edilmiş salata ile öğüne başlamak tokluk hissinizi artıracağından diğer yemekleri daha az yemenize neden olacaktır. Böylelikle ekstra kalori alımını da azaltacaktır.

Yemeklerinizi baharatlandırın

Acı baharatların metabolizmayı hızlandırması kilo kaybınızı etkileyecektir. Her gün bir tatlı kaşığı kadar tüketilen kırmızı biber metabolizmayı yüzde 23 artırır.

Kaynak:Leyditurk.com


Günlük öğünlerinizi 6'ya bölün

Dümdüz bir karın için ille de aç kalmaya ve ya çok iyi photoshop bilginize gerek yok. Sadece ne yiyeceğinizi ve nasıl yiyeceğinizi bilmeniz yeterlidir.

Ne olur, yiyin!
Tartının gösterdiği rakamın düşmesini istiyorsanız, yemeniz ve daha fazla olmak koşuluyla egzersiz yapmanız gerekiyor. Her gün kullandığınız kalorinin %10 ila 30'u, yediklerinizi sindirirken yakılır. Bu çok hoş! Çünkü yeme arzumuzu karşılarken, aslında kalorilerimizi yakıyoruz. Fakat tüm gıdalar, aynı şekilde yaratılmamıştır. Vücudunuz proteini sindirmek için (tüketilen 100 birimden yaklaşık 25'i yakılır) yağ ve karbonhidratları sindirmek için yaktığından (tüketilen 100 birimden yaklaşık 10-15'i yakılır) daha fazla kalori kullanır.

Abs Diet bu yüzden zayıf, sağlıklı protein ilavesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Her şeyden makul bir şekilde yemek yiyin; böylece daha fazla kalori yakarsınız. Protein, aynı zamanda kasları oluşturan besin maddesidir ve ne kadar çok kasınız olursa, metabolizmanız da o kadar güçlü olur ve gün boyunca o kadar çok kalori yakarsınız. Kilo alıp verirken, kaslarınızda mikroskobik yırtılmalar oluşur. Bu yırtıkları onarmak için vücudunuz, hasarı değerlendirmek ve kası onarmak amacıyla yeni proteinlere ihtiyaç duyar. Protein, yeni kas lifleri oluşturarak, orijinal hücre yapınızı güçlendirir.

European Journal of Clinical Nutrition'da yayınlanan bir çalışmada denekler dört çeşit karışımdan (%60 protein, %60 karbonhidrat, %60 yağ veya her 3.'nden eşit miktarda içeren bir karışım) birini içtiler. Sonra kendilerine öğle yemeği sunuldu. En az yemek yiyen grup, yüksek proteinli veya karışık besin maddeli karışımı seçenler oldu. Her iki karışım da aynı miktarda kalori içeriyordu, fakat protein katılımcıların daha tok hissetmesini ve daha az yemesini sağladı.

İyi haberler bununla da bitmiyor. Zayıf proteinler üzerine odaklanan bir yeme planının takip edilmesi, öncelikle vücudunuzun orta bölümündeki kilo kaybını hızlandıracaktır. Danimarka'da yapılan bir araştırmada uzmanlar, 65 deneği %12 protein diyeti, %25 protein diyeti veya diyet içermeyen bir programa tabi tuttular. İlk iki grupta yaklaşık %30 düzeyinde olan kalori yüzdesinin, yağdan kaynaklandığı görüldü. Düşük proteinli diyeti uygulayanlar ortalama 4 kilodan daha fazla kilo kaybederken; yüksek proteinli diyeti uygulayanlar ise ortalama 7 kilo kaybetti ve düşük protein grubundan daha az kalori aldı. Daha şaşırtıcı olan istatistik ise ne kadar kilo verdikleri değil, hangi bölgeden kilo verdikleriydi. Yüksek proteinli diyet yapanlar, karın bölgesinde iki kat daha fazla yağ yaktı.

Muhtemelen bu diyete başlamak için sabırsızlanıyorsunuz. Plan basit: Arka sayfadaki 6 ilkeye bağlı kalın ve burada anlatılan Abs diyet egzersizini takip edin. iki haftada veya daha kısa sürede 4 kiloya kadar yağ –öncelikle göbek bölgesinden yağ yakabilirsiniz.

1. Günlük öğünlerinizi 6'ya bölün
Anahtar sözcük: Enerjiyi dengeleyin. Yani ne kadar kalori aldığınızla, ne kadar kalori yaktığınızı kıyaslayın. Georgia State Üniversitesi'nde yapılan araştırmalara göre; saatlik 300–500 kalori alımını ya da verimini dengelerseniz; kilo kaybetmeniz kolaylaşır ve kaslarınız daha fazla çalışır. Günde sadece 3 öğün yemek yerseniz, enerji dağılımını sağlıklı olarak dengelememiş olursunuz. Öğün aralarında kalori yakımı, kalori alımından daha fazla; öğün sırasında ise bu durum tam tersi haldedir. Bu nedenle öğünleri büyük tutmaktan ziyade; porsiyonlarınızı küçültün ve her 2–3 saatte, bir şeyler yiyin. Böylece hem kendinizi tatmin edebilir, hem de diyetinizi düzenli bir şekilde sürdürebilirsiniz.

2. Aşağıdaki 12 güç kaynağını programınızda es geçmeyin
Bu 12 güç kaynağı; proteinli ve lif özlü besinler ile yağ oluşumunu engelleyen gıdalar içermekle beraber; o kadar etkilidir ki düzenli olarak alındıklarında, daha sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmanızı destekler. Zorunda olmamakla birlikte, bütün öğün ve ara öğün yemeklerinizde bu 12 güç kaynağını esas tutarsanız, vücudunuzdaki değişim süreci hızlanacaktır.

Şu basit ince noktalarına dikkat edin: 
• Ana öğünlerinizde bu yapı taşlarından 2 ya da 3 tanesinin ya da en azından 1 tanesinin her ara öğününüzde bulunmasına özen gösteriniz. 
• Protein, karbonhidrat ve yağ gibi yapı taşlarından yeterli miktarda edinmek için öğününüzü mineraller açısından çeşitlendiriniz.
• Her ara öğününüzün özellikle protein destekli olmasına özen gösteriniz.

Badem ve kabuklu yemişler
Kas oluşumunu destekleyip, açlık hissini yatıştırır. Obezite, kalp hastalıkları, kas kaybı, kırışıklık oluşumunu, kanser ve yüksek kan basıncını engellemeye yardımcı olacaktır.

Baklagiller
Kas oluşumu ile yağ yakımını sağlamanın yanı sıra sindirim sistemini düzene sokar, obezite, bağırsak kanseri, kalp hastalıkları ve fazla kan basıncına karşı savaşır.

Ispanak ve diğer yeşil sebzeler
Yaşlanmayı geciktirecek molekülleri harekete geçirir. Kanser, kalp hastalıkları, obezite ve kemik erimesine karşı çok etkili bir silahtır.

Süt ürünleri
Güçlü kemik oluşumunu sağlar ve kilo kaybını hızlandırır. Kemik erimesi, obezite, kanser ve yüksek kan basıncı riskini düşürür.

Yulaflı besinler
Enerji verir, kolesterolü düşürür ve kan şekeri değerlerinin normal bir seviyede tutulmasını sağlar. Kalp hastalıkları, obezite, bağırsak kanseri ve şeker hastalıklarını engellemede etkilidir.

Yumurta
Kas oluşumunu sağlayıp, yağ oluşumunu engeller. Obeziteye karşı savaşır.

Hindi ve diğer beyaz etler
Kas miktarını artırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Obezite ve çeşitli hastalıklara karşı savaşır.

Fıstık ezmesi
Testosteron ve kas miktarında ciddi bir artış sağlar. Yağ yakımını hızlandırır. Obezite, kas kaybı, kırışıklık oluşumu ve kardiyovasküler hastalıkların oluşumunu engellemeye yardımcı olacaktır.

Zeytinyağı
Kolesterolün düşük bir seviyede tutulmasını ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Obezite, kanser, kalp hastalıkları ve yüksek kan basıncı riskini düşürür.

Buğday ekmeği ve mısır gevreği
Vücudun yağ depolamasını engeller. Kalp hastalıkları, kanser, obezite ve yüksek kan basıncı gibi problemlere karşı çok etkilidir.

Ekstra-protein tozu
Hızlı kas oluşumunu ile yağ yakımını sağlar. Aşırı şişmanlığı önler.

Çilek ve böğürtlenler
Kalbi korur, görme duyusunu geliştirir, vücut denge ve koordinasyonunu sağlar. Hafızayı güçlendirir ve açlık duygusunu geçiştirir. Kalp hastalıkları, kanser ve obeziteye karşıda etkilidir.

3. Düzenli aralıklarla smoothie için
Smoothie'nin süt, yağsız yoğurt, protein tozu, buz ve diğer güç kaynağı besinlerin karışımı- iyi bir öğün destekleyicisi ve etkili bir ara öğün olarak işlevi vardır. Hazırlaması çok kısa bir zaman almakla birlikte; içerdiği küçük ve sulu meyveler, tatlandırılmış whey protein (peynir suyu tozu) veya fıstık ezmesi şeker ihtiyacınızı giderirken, hafif gıdalar olmaları sebebiyle midenizde fazla yer kaplamazlar. İlk iş olarak elinize bir mikser alın ve 250 gramlık meyve parçacıklarını karıştırın. Kahvaltıda veya egzersiz öncesi ya da sonrasında smoothie içebilirsiniz.

4. Kalori hesaplamayı bırakın
12 güç kaynağı ve bunlara eş değerdeki besinleri tüketerek, aldığınız kaloriler bir anlamda kendiliğinden sayılacaktır. Bu besinler, sağlıklı ve tatmin edici oldukları gibi aynı zamanda enerji vericilerdir ki bu en fazla geceleri dışarıdayken işinize yarar. Ayrıca, ekmek ya da fıstık ezmesi gibi kalorisi fazla olan yiyecekler üzerinde biraz limitli davranmak, akıllıca olacaktır. Diğer bir püf nokta ise kendinizi her yemek grubundan 1–2 porsiyon alarak sınırlandırmanız ve 1 öğün boyutunuzu toplamda 1 tabak çapı olarak belirlemenizdir.

5. Ne içip içmemeniz gerektiğini öğrenin
Alkolün sizi tehlikeye sokabileceği tonlarca yol mevcut. Alkol, sizi tok hissettirmeyeceği gibi açlık hissinizi de gidermez. Vücutta yağ yakımını sağlayan ve kas oluşumunu tetikleyen hormonların üretimini engelleyen alkol tüketimi, %36 oranında daha az kalori yakmanıza neden olarak, aldığınız besinlerdeki yağların vücudunuzda daha fazla depolanmasına yol açar. Eğer alkolden vazgeçemem diye düşünüyorsanız, kendinizi haftalık 2–3 içkiyle sınırlandırın. Su, her ne kadar Miller kadar heyecan verici olmasa da günde en az 8 bardak su içmenin birçok yararı vardır. Mesela su, tatmin olmanızı sağlar çünkü çoğu zaman açlık diye nitelendirdiğimiz hisler, aslında susuzluğumuzdan kaynaklanır. Su ayrıca vücudumuzdaki dışkılardan kurtulmamıza yardımcı olurken; yararlı mineralleri kaslara ulaştırarak, metabolizmanızın işler bir şekilde çalışmasını sağlar. Çok su içme taraftarı değilseniz; yağsız süt, yeşil çay ya da soda da işe yarar.

6. Haftanın sadece 1 öğünü için bu 5 püf noktayı unutun
Eşinizi aldatmanızı ya da vergi kaçırmanızı asla savunmuyoruz, fakat bu sefer haftalık rejim programınızın sadece 1 öğününü ekmenizi destekliyoruz. Bütün kalori hesaplarını bir yana bırakın ve kendinize yarım bir pizza ısmarlayın ya da bir Kit kat veya canınızın çektiği bir şeyin tadını çıkararak yiyin; tekrar programınıza dönmek üzere, bir süre oburluğun tadını çıkarın.

Kaynak: Ekolay


Kilo için öğün atlamayın

Az yiyorsunuz ama yine de kilo veremiyor musunuz ?

Az yiyiyorum ama kilo veremiyorum diyorsanız işte size kalori yakmanın püf ve hassas noktaları.

Organizma, alınan veya verilen kilolara kolayca uyum sağlayıp onu korumaya programlıdır. Böylece siz diyet yapmaya başladığınızda organizmanız eski kilonuzu korumak için kıyasıya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düşük kalorili bir beslenme alışkanlığı edinirseniz, organizma inatla karşı çıkarak bazal metabolizmayı uyarır. Yavaş çalışmaya başlayan metabolizma kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle sağlıklı kilo vermek istiyorsanız, günlük kalori miktarını birdenbire değil, yavaş yavaş azaltın.

KASLARINIZI ÇALIŞTIRIN

İstatistiklere göre kaslı kişilerin metabolizması daha hızlı çalışıyor. 
Bu nedenle kaslarınızı güçlendirecek sporlar yapın. Çünkü fiziki aktivitenin iki avantajı var: Biri kalorileri yakması, diğeri kas kütlesini genişleterek yağ kütlesinin azalmasını sağlaması.

PROTEİNİ İHMAL ETMEYİN

Et, balık, peynir, baklagil, yumurta, süt, peynir ve yoğurt değerli birer protein kaynağıdır. Aminoasit içeren bu besinler organizma için kasları inşa etmeye yarayan birer kiremit taşı gibidirler. Organizma bu aminoasitleri özümsemek için bol enerjiye, özellikle de karbonhidrat ya da yağlardan alınan enerjiye gereksinim duyar. Yani, proteinli besinler daha çok kalori yakılmasına neden olur. Ancak aşırıya kaçmamaya özen göstermekte yarar var.

Aşırı protein almak organizmayı, en çok da böbrekleri yorar. Dengeli bir diyette günlük kalori miktarının yüzde 15-20'si kadar protein alınmalıdır.

BOL BOL UYUYUN

Yorgun olduğunuz zaman metabolizma dahil tüm fiziksel işlemlerde otomatik olarak bir yavaşlama söz konusu olur. İyi bir uyku organizmayı dinlendirir. Bunun için ön hazırlık yapmanız şart. Hafif bir akşam yemeği yiyin. Hafif yemek hem iyi uyumanızı, hem de kilo almamanızı sağlar. Akşam saatlerinde yavaşlayan metabolizma, alınan kalorileri gereğince yakamaz ve vücudun belli bölgelerinde biriktirir.

ÖĞÜN ATLAMAYIN

Hele kahvaltıyı kesinlikle atlamayın. Günün bu ilk öğünü, sadece gün içinde enerjik olmanızı sağlamakla kalmaz, gece boyunca uyuyan metabolizmayı da uyandırır. Eğer kahvaltı yapmazsanız metabolizma uyanmadığı için kalori yakmayacaktır. Üstelik öğle öğününde çok acıkmış olacağınızdan aşırı besin almanız içten bile değil. Organizmanın doğal ritmi için günde 3 ana ve 2 ara öğün yemelisiniz. Bu sistemle kaloriler birikmez aksine yakılır.

MEYVE VE SEBZE YİYİN

Acıktığınız zaman atıştırma tuzağına yakalanmamak için buzdolabınızda daima taze meyve ve sebze bulundurun. Maydanoz, havuç, salatalık ve domates gibi besinleri 
yıkayıp doğrayın. Üzerine limon suyu gezdirip ayrı ayrı cam kavanozlara 
alın ve buzdolabında saklayın.

30 DAKİKA SPOR YAPARAK NE KADAR KALORİ HARCAYABİLİRSİNİZ?

Bisiklet 
Hızlı pedal çevirerek yarım saatte 260 kalori yakabilirsiniz. Ancak yavaş giderseniz harcayacağınız kalori miktarı 90'a kadar inebilir.

Yüzme 
Serbest yüzme ile 300 kalori harcarsınız. Kelebek stili ile 450 kalori, sırtüstü 240 ve kurbağalamada 200 kalori harcarsınız. İdeal olan yarım saatte tüm yüzme stillerini denemek.

Hafif koşu
Açık havada yarım saatlik bir koşu 300 kalorilik bir harcama demektir. Eğer koşmayı sevmiyorsanız, hızlı yürümekle de bu kaloriyi harcayabilirsiniz.

Tenis
Yarım saatlik tenis ile 250 kalori harcayabilirsiniz. Ancak dikkat; çiftli tenis maçı yaparsanız daha az yorulacağınızdan 50 kalori daha az harcamış olursunuz.

EV İŞİ YAPARAK NE KADAR KALORİ HARCAYABİLİRSİNİZ?

Bulaşık yıkamak 35 kal.
Örgü örmek 40 kal.
Cam silmek 50 kal.
Ütü yapmak 60 kal.
Yemek pişirmek 60 kal.
Elektrikli süpürge ile süpürmek 100-150 kal.
Merdiven çıkmak 200 kal.

10 bitkiyle sağlıklı zayıflama teknikleri

Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar…

Atkuyruğu bitkisi

İdrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.

Maydanoz

Metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Adaçayı

Zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.

Fesleğen

Vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.

Kekik

Sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikâyet edenlere zindelik veriyor.

Civanperçemi

Tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.

Biberiye

Sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.

Tere

Vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.

Sinameki

Kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.

Balık otu

Bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.

En iyi kilo verme silahını açıklıyoruz!

Araştırmalar, günlük lifli besinini 12 gramdan 24’e çıkaran kadınların, aynı miktarda lifsiz besinlerle beslenenlere oranla her gün 90 kalori daha az aldıklarını bulmuş.

Bu şekilde yediklerine biraz pürüzlü şeyler katmaktan başka bir şey yapmadan ve efor sarf etmeden yılda 4,5 kilo verebilirsin. İşte sana bu mucize fikrin nasıl yürüdüğü ve her gün 25 gram almanın faydalarını açıklayacak kanıtlar...

Lif 101: Vücuduna doldurman için ısrar ettiğim bu lif denen şey tam olarak nedir? Lif bitkinin kolay hazmedilemeyen kısmıdır. Meyve, sebze, tüm tahıllar, fındık, baklagil ve fasulyede bulunur. Yeni modaysa, lifli yiyeceklerin yoğurda, soya sütüne, makarnaya eklenmesi. Tıpkı Oscar töreni konukları gibi, bu lifli yiyecekler boşlukları doldurur ve daha iyi şeyler geldiğinde yeri onlara bırakır.

Muhtemelen çözünebilen ve çözünemeyen olmak üzere 2 tip lif olduğunu duymuşsundur. Çözünebilen lifler, yiyeceklerin içine gizlenmiş halde bulunur. Örneğin elmanın etli kısmında ve kabuksuz pirinç tanelerinin içinde bulunur. Pişirilmiş sebzelere, yumuşaklığını ve kıvamını veren de bunlardır. Midende, bu çözünebilen lifler jelsi bir kıvama kavuşmak için akışkan maddeleri tutarak doymuş hissi verir ve sindirimi yavaşlatarak vücudunun yediklerinden daha fazla besini emmesini sağlar.Çözünemeyen lifler ise en vazgeçilmez olanıdır. Midedeki sıvıları emdikçe şişer; bu şişlik artık maddeleri sıkıştırarak vücuttan atılmasına neden olur. Çözünemeyen lifler genellikle meyve ve sebzelerin kabuklarında ve yiyeceklerin dış kısmında bulunur ve onların sertliğini sağlar. Çözünemeyen lifleri bir süpürge olarak düşün. Tam olarak yediklerinin sindirim sisteminden geçişini hızlandırır ve vücudundaki toksinleri süpürür. Sloganın bu olmalı: Liflere merhaba, elveda kabızlık!

Doğal yiyeceklerle beslendiğin sürece, midendeki boşlukları bu liflerin iki türüyle de dolduracaksın. Midendeki bu boşluğu doldurup onu oyalayarak, aperatif şeyleri ağzına tıkıştırmak istemeyeceksin çünkü kendini zaten oldukça tok hissediyor olacaksın. Ve sen doymuş bir midenin memnuniyetiyle koltuğuna yayılmışken, aldığın az miktardaki kaloriyle gülümseyerek şu hisse bürüneceksin: Lifli yiyecekler vücuduma karbonhidrat girişini azaltır. Eğer her öğün aldığın 44 gramlık karbonhidratlı yiyeceklerin 10 gramı lifli ise, vücudun yalnızca 34 gr lifsiz karbonhidrat emiyor demektir.Sonuç ise: Yoğun lifli yiyecekler, yüksek karbonhidratlı yiyeceklerin neden olduğu kabızlık problemini de ortadan kaldırmış olacak.

Elmas değerinde yiyecekler
Liflerle ilgili unuttuğumuz en kötü şey, hiçbirimizin onlardan yeterince yememesi. Çoğu araştırmalar gösteriyor ki, Amerikalıların vücuduna aldığı meyve ve sebzeler önerilen seviyelerin altında kalıyor. Birçoğumuz, gün içinde cips ve soda gibi hiç lif içermeyen abur cuburlar atıştırıyoruz. Zengin lifli gıdalar hacimlerine oranla çok fazla yer tutar. Kalori kesmek senin için önemliyse lifli gıdaları tercih etmelisin.

Şimdi lifler üzüm suyundan yoğurda kadar her şeyin içine giriyor. Belki de bu lif eksikliğini, onu cazip hale getirerek kapatmanın bir yoludur. Fakat bu ürünler yerlerini korurken, hiçbir zaman zor durumda başvurduğun birer kaynak olmamalı. Her zaman lifleri ana yiyeceklerden almak en iyisidir. İlaveler ve sonradan eklenenler, sade yiyeceklerdeki kadar besin avantajı sağlayamaz.

Vücuduna gizlice lif almanın kolay yolu
• Öğlen yemeğine küçük bir salata ekle.
• Beyaz pirinci, kepekli pirinç ile değiştir.
• Çorbana nohut ya da fasulye ekle.
• Mısır gevreğine en az 5 gram tahıl ekle.
• Tatlı niyetine light kremşanti ile birlikte frambuaz gibi yoğun lifli meyveler ye.

Fakat bir kamyon dolusu fasulyeyi yemeye başlamadan önce, birçok uzmanın önerdiği gibi kademeli olarak lif alımını arttır. Birden bire artış, şişkinliğe ve gaza neden olur. “Eğer günde 10 gram alıyorsan, hemen bunu 25’e çıkar” diyor Doktor Caroline Williams.Daha iyi bir yöntem: Azla başla ve arttır. Litrelerce su iç. Su olmadan kendini kabız gibi hissedebilirsin. Aynı zamanda pes de etme. Lifin avantajları ancak günde 50 grama ulaştıktan sonra kendini göstermeye başlar. “Bu çabucak gerçekleşmez” diyor Greave. Aşırı lif, vitamin ve mineral emilimini tehlikeye atabilir.”

“70’li yıllarda lifli yiyecekler, buğday bakterileri, küçük kırmızı örümcekler yüzünden kötü unvana sahipti” diyor Williams. “Fakat şimdi onları tatmadan bile alabiliyoruz. Lifler insanlara doymuş hissi verir ve senin için oldukça sağlıklıdır.” Kulağa hoş geliyor değil mi?

Lifin düşmanları
Ağır bir diyet, lif oranını bir top muffin kekten daha fazla düşürür.Ayrıca lifli yiyecekler bazı hastalıklara karşı direncini arttırır.

Diabet
“Tonlarca lifli yiyecek ve tahıl tüketmek Tip 2 diyabet riskini düşürür” diyor Archives of Internal Medicine araştırmaları.

Meme ve kolon kanseri
Yapılan çalışmalar, zengin lifli, yulaflı ekmek ve tahılların meme kanseri riskini ortadan kaldırdığını gösteriyor. Diğer çalışmalar da daha fazla lifli yiyecekleri, özellikle fasulye tüketmenin kolon kanserini önlediğini gösteriyor.

Kalp krizi
The American Journal of Clinical Nutrition’da yer alan çalışmalarda, fazla lifli yiyeceklerin, kalp krizi riskini arttırdığı bilinen C-reaktif proteininin (CRP), seviyesini düşürdüğünü gösterdi.

Verilen kilo neden geri alınıyor?

Sıkı bir diyetin ardından verdiğiniz bütün kiloları geri alıyorsanız sorumlusu işte bu!

Diyet yapan herkes kilo verdikten sonra geri almamanın ne kadar zor olduğunu iyi bilir.

Ama bilimadamlarının ortaya çıkardığı sonuca göre, ciddi oranda kilo verdikten bir yıl sonra bile, hormonlar yemek yeme konusunda ısrar etmeye devam ediyor.

Avustralya'da yapılan bir araştırma, diyet yaptıktan sonra verdiği kiloları geri alanların biyolojik bir dürtünün kurbanı olduğunu gösterdi.

Melbourne Üniversitesi'nden araştırmacı Joseph Proietto, "Tekrar kilo alan insanlar kendilerine o kadar da acımasız davranmamalı. Çünkü yemek bizim en temel dürtümüz" dedi.

New England Journal of Medicine adlı dergide yayımlanan araştırmada, 50 aşırı kilolu ve obez hasta 10 haftalık bir diyet programına alındı. Araştırmacılar, ağırlıklarının en az yüzde 10'unu kaybeden hastaların davranışlarını gözlemlemek istiyordu. Sonuçta, hastaların 34'ü bu kiloyu verebildi.

Hastalara 8 hafta boyunca ağır bir diyet programı uygulandı ve sonraki 2 hafta boyunca aşamalı olarak yeniden her gün yedikleri yemekler verildi.

Toplam 10 haftalık programda, hastaların her biri ortalama 13,6 kilo vermeyi başardı. Ancak hastaları sonraki 1 yılı içinde de takip eden araştırmacılar, bu süre içinde ortalama 5,4 kilonun geri alındığını gördüler.

Bundan sonra, bilimadamları iştahı etkileyen hormonları incelediler. Sonuç, hormon seviyelerinin diyet programı öncesi ve 1 yıl sonrasındaki farkta bulundu. Toplamda 6 hormon hala iştahı artırıyordu.

Uzmanların cevap aradığı bir diğer konu, "neden diyet yapan birinin vücudu bu duruma isyan ediyor" sorusuydu. Bilimadamlarına göre, bunun cevabı insanın evrimsel kalıtımında gizli, çünkü kilo vermek vücut tarafından üreme ve hayatta kalma dürtülerine tehdit olarak algılanıyor.

Bu nedenle, diyetten sonraki 1 yıl boyunca hormonların kiloları geri almak için savaşması normal karşılanıyor. Uzmanların bu konudaki çözüm önerisi ise çok basit:

"Kilo vermeye çalışacağınıza, henüz zayıfken kilo almamayı deneyin."

Kaynak: Milliyet

Zayıflamak Tek Hayaliniz mi?

Sürekli kafanızda dönen kalori hesapları, yedikten sonra duyulan suçluluk, neredeyse hiçbir şey yemeden geçirilen koca bir gün. Bunlar size yabancı gelmiyorsa, siz de sayıları hızla artan zayıflama tutkunlarından biri olabilirsiniz. 

'Az önce yediğim bir dilim pastada kaç kalori vardı? Aldığım kalorileri harcamak için bugün mutlaka spor yapmalıyım. Akşama sadece salata mı yesem acaba?' Hangi kadın gün içinde kendisiyle bunları konuşmuyor ki? Belki siz bir zayıflama tutkunu olmayabilirsiniz ama kilolarınızla ilgili sorununuz varsa, bu sözler az ya da çok kafanızdan mutlaka geçiyordur. Eğer saplantılı bir şekilde her yediğinizin kalori hesabını yapıyorsanız, o zaman siz de zayıflama çılgınlığının kıskancına girmiş olabilirsiniz. Kendinizi test ederek öğrenmeye ne dersiniz?

1) Yıl boyunca kilonuzda ortalama ne kadar fark oluyor?
- En fazla bir iki kilo
- Dört kiloya kadar (4 puan)
- Beş kilo veya daha fazla (6 puan)

2) Yemek yemeyi ne kadar sık düşünürsünüz?
- Sadece aç olduğum zamanlarda
- Daha akşam olmadan, akşam yemeğimin lezzetlini düşünüyorum (1 puan)
- Doğruyu söylemek gerekirse sürekli yemek düşünüyorum (6 puan)

3) İnce bir vücuda sahip olmak...
- ... Benim için oldukça önemli (6 puan)
- ... Çok istiyorum, ama kilo veremiyorum (2 puan)
- ... Daha ince olmak güzel olurdu. Ama benim için önemli olan kendimi iyi hissetmek

4) Yemekten kaçındığınız besin maddeleri var mı?
- Evet, var. Örneğin kola, patates kızartması, mayonez gibi (2 puan)
- Evet. Yağ, şeker veya karbonhidrat içeren bütün gıdalardan uzak duruyorum (5 puan)
- Hayır

5) Aynanın karşısında dururken, 'ne kadar da şişmanım' diye düşünüyor musunuz?
- Evet. (4 puan)
- Bazen (2 puan)
- Hayır

6) Ne sıklıkta spor yapıyorsunuz?
- Maalesef hiçbir zaman
- Haftada bir iki gün spor yapmaya çalışıyorum (1 puan)
- Kilo vermeyi çok istediğim için hemen hemen her gün (6 puan)

7) Ne kadar sıklıkta tartılıyorsunuz?
- Her gün (6 puan)
- En fazla haftada bir kez (1 puan)
- Tartım yok

8) Arkadaşlarınızla birlikte yemeğe çıkıyor musunuz?
- Evet
- Hayır, kalabalık yerlerde yemek yemekten hoşlanmıyorum. (6 puan)

9) Düzenli olarak kahvaltı yapıyor musunuz?
- Genelde hayır (6 puan)
- Hafta sonları evet ama diğer günlerde zamanım olmuyor (1 puan)
- Her zaman. Kahvaltı, güne başlamak için ihtiyacım olan enerji kaynağı

10) Bir dilim beyaz ekmekte ne kadar kalori olduğunu biliyor musunuz?
- Evet, yaklaşık olarak 90 kalori. (5 puan)
- Açmadan daha az olduğu kesin (1 puan)
- Hiçbir fikrim yok

11) Zayıf olan insanların daha mutlu mu olduklarını düşünüyorsunuz?
- Evet (6 puan)
- Hayır
- Kesin diyemem (1 puan)

12) Eğer dün akşam rejiminizi bozduysanız bugün ne yaparsınız?
- Bütün gün aç dururum (6 puan)
- Gün boyunca sadece kalorisi düşük şeyler yerim (2 puan)
- Hiç önemli değil

13) Aşağıda yer alan ifadelerden bazıları sizinle örtüşüyor mu? 
- Zayıflamak için kusuyorum (6 puan)
- Yemek seçiyorum ve her bir lokmayı düzenli olarak sonuna kadar çiğniyorum (5 puan)
- Yemek konusunda belirli bir alışkanlığım yok

Değerlendirme: Cevapların yanlarında yer alan puanlarınızı toplayın.

0 - 24 puan arası
Zayıflama hastalığı sizden çok uzak bir kavram. Daha ince görünmek için bir diyetten öbürüne geçen etrafınızdaki insanlardan pek de etkilenmiyorsunuz. Kalorili yemekler sizin için uzak durmanız gereken zararlı şeyler değil, tam tersine mükemmel bir ziyafet anlamına geliyor. Belki manken gibi bir fiziğiniz yok ama siz halinizden memnunsunuz ve böyle de güzel olduğunuzu düşünüyorsunuz. Kusursuz hatlardan oluşan bir vücuda sahip olabilmek sizin için çok da önemli değil. Sizin için asıl önemli olan mutlu olmak. Aslında böyle düşünerek en doğrusunu yapıyorsunuz.

25 - 49 puan arası
İşe yaramış ya da yaramamış, en az on diyeti arkanızda bıraktınız. Zayıflayabilmek için gazete ve dergilerde yazan bütün diyet yazılarını okudunuz. Hiçbir şey yapamasanız bile üç beyazdan hep uzak durmaya çalıştınız. Yemeği fazla kaçırdığınızda kendinizi kötü hissettiniz. Fakat hiçbir zaman böyle bir durumda kendinizi açlıkla cezalandırmadınız. Kilonuzu kontrol edebilmek için bazı kurallarınız olması güzel. Ama bu kuralların hayatınızı sıkıcı hale getirmesine izin vermeyin.

50 - 70 puan arası
Ne yediğiniz sizin için çok önemli. Yemeden önce mutlaka kalori hesabını kafanızda yapıyorsunuz. Açlığınızı hissedinceye kadar hiçbir şey yemiyorsunuz. Öğünlerinizi sürekli atlıyorsunuz. Açlıktan mideniz kazındıktan sonra kendinizi koca bir porsiyon yemeği çabucak yemiş olarak buluyorsunuz. Sonraki pişmanlıksa peşinizi hiç bırakmıyor. Fakat unutmayın ki, fiziki görünümünüzü bu kadar kafanıza takarak ne mutlu olabilirsiniz ne de daha zayıf! Eğer toplamış olduğunuz puanlar burada belirtilen aralıkların üzerinde ise, bir psikolog ve/veya diyetisyenden yardım almanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü zayıflama hastalığına yatkın görünüyorsunuz.

Ev kadınının kalp krizi geçirme riski var!

Yapılan araştırmalar hareketsiz yaşam süren ev kadınlarının daha ciddi risk taşıdığını ortaya koyarken, kalp hastalıkları kadın ile erkeği farklı biçimde tehdit ediyor. 

Yapılan araştırmalarda ev kadınlarının çalışanlara göre daha hareketsiz bir hayat sürdükleri, daha fazla kilo sorunu yaşadıkları, daha hipertansif oldukları, LDL ve trigliserid düzeylerinin daha yüksek olduğunun ortaya çıktığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gürsel Ateş, “Bu nedenle, ev kadınlarının kalp krizi geçirme riski çalışan kadınlara göre daha yüksek” diyor.

Türkiye’de kadınlarda erkeklerden daha çok kalp hastalığı görülüyor
Dr. Ateş, cinsiyetler ve kalp hastalığı bağlantısı konusunda da şu bilgileri veriyor: “Yıllarca kalp hastalıkları erkek hastalığı olarak değerlendirildi. Erkeklerin daha fazla kalp krizi geçirmesi ise iş hayatındaki strese bağlandı. Evde kalan eşin daha stresten uzak ve düzenli bir hayat sürdüğü için daha az risk taşıdığı düşünülüyordu. Bu düşünceler halen devam ediyor. Türkiye’de ise toplam kalp hastalığının kadınlarda görülme sıklığı yüzde 7,3 iken erkeklerde ise yüzde 6,2. Kadınlarda özellikle hipertansiyon ve romatizmal kalp hastalıkları daha fazla görülüyor. Koroner kalp hastalığının görünme oranı ise kadınlarda yüzde 3,5 erkeklerde yüzde 4,1 civarında. Koroner kalp hastalığı riski kadınlarda biraz düşük olmasına rağmen zaman içinde artış göstermiş durumda.”

Kalp krizinin kadın ve erkek üzerindeki etkileri farklı
Kalp krizi geçiren hastalar arasında ağrının başlaması ile acil servise başvuru arasındaki sürenin, erkek hastalarda kadın hastalara göre çok daha kısa sürdüğünü belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gürsel Ateş şöyle devam ediyor: “Çünkü erkekler kalp krizi riski taşıdıklarını bildikleri için hissettikleri ağrının kalp kaynaklı olabileceğini hızla düşünüyor. Kadınlarda ise göğüs ağrısı biraz daha yaygın oluyor. Omuzlara, boyna kollara, karna ve hatta sırta yayılıyor. Ağrı; gelip giden tarzda, göğüste yanma hissi ya da sadece ağırlık hissi oluşması şeklinde bilinen kalp krizinin şiddetli göğüs ağrısına benzemiyor. Kadınlarda kalp krizini düşündüren semptomlar göğüs ağrısından çok, açıklanamayan anksiyete, bulantı, sersemlik, çarpıntı ve soğuk terleme olarak görülüyor. Bu semptomlarla acil servise başvuran kadın hastalar, en değerli zamanlarını acil servislerde tanı konabilmesi için kaybediyor”.

Koroner kalp hastalığında erkek ve kadın arasında ne fark var? 

Koroner kalp hastalığı görülme sıklığı erkeklere göre kadınlarda daha hızlı artıyor.
Total kolesterol yüksekliği erkekler için daha önemliyken kadınlarda HDL daha önemli. HDL düşüklüğü kadınlar için bağımsız risk faktörüdür.
Trigliserid yüksekliği kadınlar için majör risk faktörüdür.
Hipertansiyon iki cins için de risk faktörüdür fakat kadınlara koroner arter hastalığı için daha az etki eder.
Sigara kullanımı her iki cins için de çok önemli bir risk faktörüdür. Sigara kullanma oranları erkeklerde azalmaya başlarken, özellikle genç kadınlar arasında artıyor. Sigara içen kadınların aynı zamanda doğum kontrol hapı kullanmaları, riski yüksek derecede artırır.
Diyabet kadınlar için daha ciddi bir risk faktörüdür.
Menopoz kadınlardaki riski önemli ölçüde yükseltir. Menopoz yaşı ortalama 47’ye gerilemiştir. Hormon replasman tedavisinin koroner kalp hastalığından korunmada faydalı olduğu ispatlanmamıştır. Hatta, progesteron içeren replasman tedavisinin ciddi risk oluşturduğu tespit edilmiştir.
C-Reaktif protein her iki cins içinde risk faktörüdür. Hormon replasman tedavisi alırken CRP yüksekliği riski ciddi şekilde artırır.

Sağlıklı Uyku Hastalıklardan Koruyor

Çok dikkat ederek yaptığınız diyet bir türlü sonuç vermiyorsa nedeni, uykusuz geçirdiğiniz geceler olabilir. Çünkü uyku sırasında yağların yakılmasına neden olan bazı hormonlar salgılanıyor. Uykusuzluk sorunu olanlar ise, bu hormonun olumlu etkilerinden yararlanamıyor.

Obezitenin çok yaygınlaştığımı günümüzde, ideal kiloya inmek ya da ideal kiloda kalmak önemli bir sorun olarak yaşanıyor. Bu yüzden farklı diyet reçetelerini uygulamak ve egzersiz yapmak için yoğun çaba gösteriliyor. Oysa fazla kilo almamızda pek çok etken var. Bunlardan biri de, uyku. Yatakta geçirilen hareketsiz saatlerin kilo vermeyi etkilemesi pek çok kişi için şaşırtıcı olsa da, uzmanlar tam da bunu vurguluyor; kalitesiz uyku, şişmanlamaya yol açabiliyor.

Uyku Kiloyu Nasıl Etkiliyor?

Gün içerisinde yıpranan vücut, uyku sırasında yenileniyor. Hayatta kalabilmek ve sağlığı korumak için gerekli olan uyku aslında, dinamik bir istirahat hali. Derin bir uykuya dalan insanın vücudunda hormon düzeyi dengeleniyor, dokular onarılıyor ve yenileniyor. Ayrıca özellikle gecenin ilk yarısında meydana gelen derin uyku sırasında yağların yakılmasını sağlayan hormonlar salgılanıyor. Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinden, hasar gören hücrelerin onarımına kadar birçok yaşamsal konuya etki eden uykunun kalitesi büyük önem taşıyor. Kaliteli uyku, kişinin kendini dinlenmiş hissettiği uyku anlamına geliyor. Kişinin gün içinde uyuklamaması, günlük çalışma ve düşünme fonksiyonlarının etkilenmemesi ve kesintisiz bir uyku, kaliteli uykunun olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Aile Hastanesi Bahçelievler Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Derya Yenibertiz, uyku kalitesinin sağlık üzerindeki rolü hakkında bilgi veriyor.

Türklerin Yüzde 75’i Günde 8 Saat Uyuyor

Uyku yapısı yaşam boyu değişiklikler gösteriyor ve uyku ihtiyacı da kişiden kişiye değişiyor. Yenidoğan günün yaklaşık 16 saatinin uykuda geçiriyor. Çocuk okul çağına geldiğinde uyku geceye yoğunlaşıyor ve gündüz, uyku süresi kısalıyor. Çocukluktan erişkinliğe doğru gidildiğinde uyku geceye iyice yerleşiyor, gündüz kestirmesi kalmıyor ve uyku süresi gençlerde 9 saate düşüyor. Çoğu yetişkin yeterince dinlenebilmek için 7-9 saatlik bir uykuya ihtiyaç duyuyor. Yapılan çalışmalar Türk insanının yüzde 75'nin ortalama 8 saat uyuduğunu gösteriyor. Yüzde 25’lik bölümünün bir kısmı 5 saatlik uykuyla hayatlarına devam edebildikleri gibi 10 saatlik uykuya ihtiyacı olanlar da bulunuyor. Yaşlılıkta ise uyku yapısı bozuluyor ve parçalı uyku ortaya çıkıyor.

Sağlıklı Uyku Hastalıklardan Koruyor

Derin uyku sırasında vücut hücrelerinin üretimi artıyor ve proteinlerin parçalanması azalıyor. Bu sayede stres ve ultraviyole ışınlar nedeni ile hasar gören vücut onarılıyor. Vücudumuz uyku sırasında ayrıca kemik ve kasları geliştiriyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca uyku hafızayı güçlendirmeye de yardımcı. Dolayısıyla da verimli bir şekilde çalışabilmeyi, sağlıklı kararlar alabilmeyi, hastalıklardan korunmayı ve etkili iletişim kurabilmeye imkan sağlıyor.

Derin Uykunun Bozulması Yağlanmaya Neden Oluyor

Uyku ile yağ ve şeker metabolizması arasında bağlantı bulunuyor. Özellikle gecenin ilk yarısında meydana gelen derin uyku sırasında yağların yakılmasını sağlayan hormonlar, salgılanıyor. Derin uykunun, herhangi bir nedenle kesintiye uğraması yağları yakan büyüme hormonunu baskılanmasına neden oluyor. Uyku kalitesinin bozulması ile büyüme hormonunun salınımı azaldığı için de yağlanma ve şişmanlama ortaya çıkıyor.

Uyku Süresinin Kısalması İştah Dengesini Bozuyor

Uyku süresinin azalması kalori alımını artırıyor ve enerji kullanımını sınırlıyor. Leptin ve grelin adı verilen iştah mekanizmalarını ve kilo dengesini ayarlayan hormonlarda da uykusuzluk nedeniyle dengesizlikler meydana geliyor. Uyku yetersizliği gündüz saatlerinde de aktivite azalmasına yol açtığından kilo alınmasının önemli bir diğer sebebi olarak karşımıza çıkıyor.

Kaliteli Uyku İçin Özel Öneriler

Kaliteli uykuya daha çabuk girebilmek için;
• Günde en az 45 dakika yürüyün.
• Günde 2 fincandan fazla kahve içmeyin.
• Alkol ve sigara tüketimini azaltın, uyku ile ilgili sorununuz varsa tamamen bırakın.
• Yatak odanızı uyuma ve cinsellik dışında kullanmayın.
• Yatak odanız ısı, ışık ve gürültü açısından uygun olsun.
• Odanızda lavanta, gül gibi rahatlatıcı kokular kullanabilirsiniz.
• Uykunuz gelirse gündüz vakti kısa süreli uyuyabilirsiniz ama gece uykusuzluk çekiyorsanız gündüz uyumayın.
• Uyumadan 1 saat önce günlük aktiviteyi bitirin, hafif şeyler okuyun, klasik müzik dinleyin, ılık köpüklü bir banyoya girin ya da meditasyon yapın.
• Uyumadan önce süt, peynir ve yoğurt gibi gıdalar tüketin.
• Yatağa girdikten yaklaşık 15 dakika sonra uykuya dalamadıysanız kalkın ve başka bir odaya gidin. Uykunuz gelinceye kadar gevşemeye çalışın, uykunuz gelince tekrar yatağa gidin. Bu durum tekrar edebilir ama mutlaka her gün aynı saatte uyanmaya özen gösterin.

Bu Nedenler Uykuyu Kalitesizleştiriyor!

• Çene yapısı küçük ve arkaya doğru olması
• Burun ve boğazdaki yapısal bozukluklar
• Aşırı kilo ve obezite
• Tiroid hastalıkları
• Astım (Alerjiye bağlı olarak burun tıkanıklığı ve sonrasında gelişen sinüzite bağlı gelişen apne)
• Alkol ve sigara kullanımı
• KOAH - Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı
• Tansiyon ve kalp hastalıkları
• Cinsel fonksiyon bozuklukları
 
Copyright © 2013 MODA DÜKKAN
Design by MODADUKKAN | MODA
    Twitter Facebook Google Plus Vimeo Flickr YouTube